facebook

Kendimize yapabileceğimiz en güzel yatırımlardan biri şüphesiz yabancı dil öğrenmek. Bir dil bir insan, iki dil iki insan deyimi birçok açıdan anlamlı bir ifade. Bu deyim daha çok dil öğrenmenin kültürel faydasına dikkat çekse de, dil öğrenmek beynimizi reel olarak da geliştiriyor.

Yabancı dil öğrenmek neden bu kadar önemli?

Her şeyden önce basit bir matematikle başlayalım, her öğrendiğimiz yeni dille birlikte dünya üzerinde iletişim kurabileceğimiz insanların sayısı da artıyor. Bu aynı zamanda okuyabileceğimiz kitap, hayal kurabileceğimiz şarkı, gülebileceğimiz müzikal ve büyülenebileceğimiz tiyatroların sayısının da artması demek. Her yeni dille dünya bizim için daha büyük bir yer oluyor.

Kültürel anlamda çok şey katmasının yanında, dil öğrenmenin beynimizin farklı bölgelerini harekete geçirerek analitik düşünme ve algılama şeklimizi de değiştiriyor. Lancaster Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada, anadili Almanca ve İngilizce olan iki farklı gruba bir kadının arabaya doğru yürüdüğü videolar gösterildi. Almanca konuşanlar videoyu tarif ettiğinde yüklemle birlikte yönelimi (eylemin amacı) de söylerken, İngilizce konuşanlar sadece yüklemi ifade ediyorlar. Dillerin yapısından kaynaklanan bu durum, olayları ifade edişimizde dilin etkisini ortaya koyuyor. Yabancı Dil Öğrenmek Beyin Yapınızı Nasıl Geliştiriyor?

Yabancı dil öğrenirken beynin hangi lobunda sinyal iletiliyor?

Beynin dil merkezi sol yarım kürede tanımlanmıştır. Sol lob dilin öğrenilmesi, yorumlanması ve doğru kullanılmasından sorumludur. Yeni öğrendiğimiz kelimeler beynin bu bölgesinde birçok noktadan geçerek aktif öğrenme sürecimize katılırlar.

Kelimeyi işitsel yolla öğrendiğimizi düşünürsek, ilk olarak algıladığımız ses işitme korteksi tarafından Wernicke bölgesine iletilir. Wernicke bölgesi seslerin kelime veya cümle olarak algılanması için gelen sinyali dönüştürür. Asıl dil üretim bölgesi olarak bilinen Broca bölgesinde ise kelimeler bir nevi analiz edilerek anlam kazanır. Son olarak motor kortekse iletilen anlamlı sinyaller, ses oluşturmamızı sağlayarak telaffuz olarak adlandırdığımız süreci mümkün kılar. Uzun gibi gözüken bu süreç aslında saniyeler içerisinde gerçekleşir.

Aynı zamanda araştırmalar tüm bu dil öğrenim sürecinin beyni fiziksel olarak da büyüttüğünü gösteriyor. Özellikle erken yaşlardaki dil öğrenimi beyindeki gelişimin çok daha hızlı olmasını ve bireyde dil yeteneğinin gelişimini sağlıyor. Beynin fiziksel gelişimi aynı zamanda analitik düşünme, kendini anadilde de daha doğru ifade etme ve hayal kurma gibi yeteneklerimizi de geliştiriyor.

Kısacası yabancı dil öğrenmek, sadece kültürel sınırlarınızı genişletmekle kalmıyor. Algı ve becerilerimizin gelişmesinde de büyük bir rol oynuyor.