facebook

Günlerce çalıştığınız bir sınavdan beklediğinizden düşük bir sonuç aldığınız oldu mu? Ya da sınavda sular seller gibi bildiğiniz konuyu sınavdan bir hafta sonra tamamen unuttuğunuz? Muhtemelen aşina olduğunuz bu durumların nedeni, etkili öğrenme teknikleri ile henüz tanışmamış oluşunuz.

Beynimiz nasıl öğrenir?

Beynin öğrenme sürecinden sorumlu iki modu bulunuyor: Odak modu ve dağınık mod. Odak modu, bir bilgiyi öğrenmek için bilinçli olarak harcadığımız ilk 20-25 dakikalık süreyi kapsıyor. Bu süre uzmanlar tarafından tespit edilmiş beynin odaklanma süresidir. Dağınık modu ise aktif öğrenme yapmadığımız ancak konuyu beynimizde işlediğimiz süre olarak değerlendirebiliriz. Bu süre beynin tam olarak odaklanmadığı uyku öncesi, egzersiz ya da yürüyüş sırası gibi zamanlardır. Bu mod daha yaratıcılık ve üretkenlik ile ilgilidir. Genellikle odak modunda karşılaştığımız bir problemi, dağınık modda çözüme kavuştururuz.

Neden Öğrenemiyorum? Etkili Öğrenme Teknikleri Nelerdir?

Etkili öğrenme teknikleri nelerdir?

Detaylara girmeden önce kesinlikle yapmamanız gereken şeyi söyleyelim: aynı konu üzerinde çok uzun süre çalışmak. Burada bahsettiğimiz uzun süre, hiç ara vermeden konuyu anlayana ya da soruyu çözene kadar masadan kalkmamanız. Böyle yaptığınızda, beyin bir noktadan sonra kendini kilitliyor ve o noktadan sonra konuyu anlamanızın hiçbir yolu kalmıyor. Bu durumun literatüre geçmiş özel bir adı da var: Einstellung Etkisi.

Buradan çıkaracağımız ilk sonuç araların önemi. Bir konuyu öğrenmeye çalışırken, odak süresi boyunca bilgiyi alıp sık sık ara vererek öğrendiğimiz bilgiyi beyninizin işlemesine izin vermemiz gerekiyor. Böylece her masaya oturuşunuzda havada asılı kalan bilgileri elimize almış olarak oturuyoruz.

Pomodoro yöntemi

Etkili öğrenme yolları denildiğinde son dönemlerde ilk akla gelen yöntemlerden biri Pomodoro. Adını mutfakta kullanılan domates şeklindeki zaman sayaçlarından alan bir yöntem. Yazının başında bahsettiğimiz 25 dakikalık odak süresini referans olarak oluşturulmuş. Yönteme göre 25 dakika çalışarak 5-15 dakika arasında değişen molalar veriyorsunuz. Böylece öğrenme sürecinin iki modunu aktif bir şekilde kullanabiliyorsunuz.

Yöntemin diğer bir avantajı, kısa süreli ders çalışacağınızı bilerek masaya oturmanın motivasyonunuzu artırması. Zaten 25 dakika sonra ara vereceğim diyerek, o süre içerisinde telefona bakma ya da durmadan mutfağa gidip atıştırmalık alma gibi eylemlere girişmiyorsunuz.

Çoklu kanallar ile öğrenme

Beyin en iyi tecrübe ederek öğreniyor. Bunun yanında görsel ve sesli kanallar da öğrenmeyi daha kalıcı bir hale getiriyor. Bir konuyu öğrenirken tablo yapmak, konuyu diyagrama aktarmak veya çalıştığınız konu buna el veriyorsa resmini çizmek faydalı bir yöntemdir.

Tekrar, tekrar, tekrar

Beynimiz ilk kez öğrendiği bir bilgiyi kısa süreli hafıza merkezine atar. Aynı bilgiyle tekrar karşılaştıkça veya bilgiyi kullandıkça da kısa süreli hafıza bölgesinden uzun süreli hafıza bölgesine atar. Dil öğrenim süreci bunun en güzel örneğidir. Bu konuyla ilgili Yabancı Dil Öğrenmek Beyin Yapınızı Nasıl Geliştiriyor? başlıklı yazımızı okuyabilirsiniz. Bu nedenle tek ama uzun süreli öğrenme çabalarındansa kısa ve tekrara dayalı öğrenme süreci çok daha verimlidir.

En etkili öğrenme biçimi kişiden kişiye değişse de, yazıda değindiğimiz noktalar beynin doğal işleyişini destekleyerek öğrenmeyi herkes için daha verimli bir hale getirecek temel ipuçlarıdır. Siz de denemeye başlayarak zamanla kendi kişisel öğrenme yönteminizi bu yöntemler temelinde şekillendirebilirsiniz.