facebook

“Ben sadece sıradan bir kızım” diyor Malala Yousafzai. Sıradan kızların aslında ne kadar güçlü olduğu hepimize kanıtlıyor.

1997 yılında Pakistan’da dünyaya gelen Malala Yousafzai, genç yaşına rağmen şimdiden binlerce kız çocuğunun hayatında büyük bir iz bırakmayı başardı. Başarıları ve en önemlisi cesaretiyle dünyanın en genç Nobel Barış Ödülü sahibi olan Malala, kız çocuklarının eğitim hakkı için savaşmaya devam ediyor.

Malala’ya adını Paştun kahramanı Malalai’nin adından esinlenen eğitimci babası vermiş. İsmini en iyi şekilde taşıyan Malala, Malalai’nin bağımsızlık için gösterdiği azmi, eğitim hakkı elinden alınan kız çocukları için gösteriyor.

Malala’nın hikayesi 12 yaşında başladı

Henüz 12 yaşındayken Pakistan’ın başına Taliban geçti ve Malala ile birlikte tüm kız çocuklarının hayatı değişti. Kız çocuklarının okula gitmesi yasaklanınca Malala, sessiz kalmak yerine bu yasakla mücadele etmeyi seçti.

Takma ad kullanarak BBC’nin Urduca servisi için bir blog yazmaya başladı. Burada halk arasında yayılan korku ve doğup büyüdüğü yer olan Swat’ta artan askeri hareketlilik hakkında paylaşımlar yaptı. 2009 yılında, Taliban’ın yönetimi ele almasıyla televizyon ve müzik yasaklanmış, kadınların alışverişe çıkması engellenmiş ve bazı okullara kilit vurulmuştu. Kız çocukları eğitimden mahrum kalıyordu.

Sesi tüm dünyaya yayıldı

Malala ve kendisi gibi direnmeyi seçen babası, ölüm tehditleri alsa bile direnişinden vazgeçmedi. Malala ve babası için hayat zorlaşsa da eğitim hakkı için savaşmaya bir an olsun ara vermediler. The New York Times için yapılan belgeselde Malala’nın hikayesine yer verildi ve BBC’deki ilgi çekici blogun yazarı olduğu ortaya çıktı.

2011 yılında ilk gençlik barış ödülünü almaya hak kazandı. Uluslararası Çocuk Barış Ödülü için aday gösterildi. Sevenleriyle birlikte Taliban’ın Malala’ya duyduğu nefret de arttı ve Taliban, Malala’nın öldürülmesine karar verdi.

2012 yılında Malala, okul servisine giren maskeli ve silahlı bir kişi tarafından vuruldu. İki arkadaşının da yaralanmasına neden olan olaydan sonra 4 ay boyunca Birleşik Krallık’taki bir hastanede tedavi gören Malala, Pakistan için muhteşem bir değişime önayak olmuştu.

Pakistan’da bir ilk: Ücretsiz ve zorunlu eğitim hakkı

Malala’yı öldürme teşebbüsü tüm dünyada ve kendi ülkesi Pakistan’da protesto edildi. Halk eğitim hakkı için ayağa kalktı. 2 milyonun üzerinde kişi dilekçe imzaları ve Pakistan’ın ilk ücretsiz ve zorunlu eğitim kanun tasarısı hızla onaylandı.

İşler burada bitmedi, Malala ve babası kız çocuklarının eğitimin önemine dair farkındalık yaratmak ve kız çocuklarının potansiyelini gerçeğe dönüştürmesini desteklemek için Malala fonunu kurdu. Bu sırada Malala’nın annesi kızından aldığı ilhamla daha ilk yılında bıraktığı eğitimine devam ederek okuma yazma öğrendi.

2014 yılında henüz 17 yaşında Nobel Barış Ödülü’nü alırken “Ben eğitimden yoksun bırakılan tüm kız çocuklarının sesiyim” dedi. 1.1 milyon dolarlık ödülünü Pakistanlı kız çocuklarının eğitimi için kullandı. Malala, dünyanın her yerinden kız çocukları için ilham veren hikayesine ara vermeden devam ediyor.