Ailelerimiz, dünyaya gözlerimizi açtığımız andan itibaren her hareketimize, bakışımıza, konuşmamıza, ders notlarımıza, arkadaş seçimlerimize büyük anlamlar yükler. Daha 3 yaşındayken bile sırf legoyla oynamayı sevdiğimiz için birdenbire "mühendis olacak bu çocuk" derler. Ya da bebekken eliniz yanlışlıkla doktorun elindeki steteskopa uzanır, şakalar gülüşmeler, konfetiler. Kutlarız, artık 2 yaşında mesleğinin baharında bir doktorsunuz!

Secretcv.com'un, meslek hayalleri ve gerçekleşme oranları hakkında yaptığı anketin sonuçlarına göre, insanların sadece %13'ü çocukken hayalini kurduğu mesleği yapıyor. Geri kalanı ise "büyüyünce ne olacaksın?" sorusunu yanlış işaretleyenler. Peki siz kimlerdensiniz? Var mı aranızda çocukken "art director olacağım" diyip şu an bu mesleğini gururla icra eden? Eğer aranızda varsa böyle idealist insanlar sizi kenarda tutuyoruz. Peki %87'nin içinde olanlar, sizin hayaller ve hayatlar nasıl?

Dansçı

Kapı gıcırtısında yerinde duramayan, bir şarkı duyduğunda herkesi çevresine toplayıp çılgınca dans edenler burada mı? Ya da ilkokulda baleye gidip, "sınavlara çalışması gerekiyor " diye kurstan kaydı alınanlar? Hepiniz hoş geldiniz. Amacımız sizi üzmek değil. Çocukken belki severek dans ettiniz belki de ailenizin zoruyla bir dans kursuna gittiniz. Şimdiki mesleğiniz dansçı olmasa bile içinizde bir yerlerde olan o sanatçı ruhunuz her an ortaya çıkıyordur.

Avukat

Çocukken sınıfta her konuya muhalefetsen, her zor durumda haksız olanı savunuyorsan, bu meslek için yaratılmışsındır zaten. Ailen ufak ufak "avukat olacak bu çocuk" demeye başlamıştır. Senin kulağına da hoş tınlıyorsa o iş tamam! Üniversite sınavlarına hazırlanmaya başladığın ana kadar bu hoş tını devam eder. Sonra ne olur? Hukuk okuyan kuzeninin ders kitaplarını görürsün. Şanslıysan tabii. Sırf diğerlerinden biraz daha fazla konuşuyorsun diye avukat olunmaz ki. Hiçbir şey için geç değil. Peki şimdi neredesin?

Astronot

Uzay temalı kitaplarla karşılaştığın o büyülü anlarını hatırlıyor musunuz? Dünyanın evrende minicik olduğunu keşfettiğin o ilk an. Yıldızların, gezegenlerin içinde kaybolduğun yıllar. Sen tabii ki astronot olacaksın, başka ne olabilirsin ki? Roketlerin oyuncak değil, ileride gerçek olacak. Bunun hayaliyle yatıp kalkıyorsun. Peki sonra? Liseye geliyorsun. Sonrası iyilik, güzellik...

Öğretmen

Yüzünü her gün gördüğün, belki de senin için çocukluk yıllarında en doğru sözlere sahip olan kişidir öğretmen. Doğal olarak öğretmenlik de çok çekici bir meslekti o zamanlarda. Ailen de "öğretmen olacak benim çocuğum" demeye başladıysa zaten kendini yavaş yavaş hazırlıyorsun. Bir de üç ay boyunca tatil yaptığını öğrendiğin o an. O iş kesin. Tabii ki değil! Büyüyünce öğretmen olmak isteyip şimdi bambaşka yerde olanlar, o üç ay tatili ne çabuk unuttunuz.

Doktor

Hangi aile istemez ki çocuğunun doktor olmasını? Hazır diz kapaklarında ağrılar da başlamışken, madem okutuyoruz o kadar, bir işe yarasın değil mi? Çocukken ne kadar havalıydı "büyüyünce doktor olacağım" demek. Ama bazı anlar vardır, gerçekler biraz canını sıkar. Sonra düşünceler sarar dört bir yanını. Üniversiteye hazırlanmaya başladığın o yıllarda, puan listesini görünce mi vazgeçtin doktorluktan? Yoksa nöbet sırasındaki bir doktorun stresini gördüğünde mi? Her neyse, nerede fark ettiysen onun "sen" olmadığını, umarız doğru yerdesindir.