facebook
  1. Konuyu ve hedefleri belirleyin

Okulda fen bilimi söz konusu olduğunda, hangi kavramı ya da olguyu tanıtmak istediğinize karar vermeniz ve bu kavram ya da olguyu iyi araştırmanız atılacak önemli adımlardan ilkidir. Hedefleri netleştirmek ne kadar önemli olsa da etkileşimde bulunulan öğrenci grubunun ilgi ve öğrenme düzeyine göre bir esneklik payı bırakmak kaçınılmazdır. Böyle bir durumda, birçok öğrenme faaliyetinde olduğu gibi yaratıcılık kavramı öğretmenlerin (bilimsel aktivitelerde bulunmak isteyen kimselerin de) imdadına yetişmektedir.

  1. Hazırlık aşaması

Hedef kavram ve beceriler belirlendikten sonra kullandığınız bilimsel dili gözden geçirmeniz, öğrenme sürecinde hangi yöntem ve tekniklerini kullandığınıza göz atmanız, hazırlayacağınız aktiviteyi daha öğrenci dostu ve ilgi çekici hale getirebilecektir. Günümüzde, merak duygusunu tetikleyen ve öğretmenin öğrenciyi gittikçe kendi öğrenmesinde daha bağımsız kıldığı bir öğretim yaklaşımı ön plandadır. Bu bağlamda, bilimsel bir söyleve uygun olarak çocuklara açık uçlu sorular yöneltmek, düşünmeleri ve deneyimlemeleri için zaman ve alanlarının olduğunu hissettirmek ve hata yapmanın kaçınılmaz olduğunun bilincinde olmak önemlidir. Çocuklarda merak duygusunu uyandıran sorularla birlikte, neyi ne kadar bilip bilmediklerini anlamamız kolaylaşmaktadır. Yanı sıra, doğru bildikleri yanlışları da duyabilmekteyiz. Böyle zamanlar, bu doğru bilinen yanlışlara hitap etmek için de oldukça verimlidir. Doğruyu direkt hazır bir paket olarak çocuklara sunmak yerine, daha uzun ve keyifli olan merak etme-soru sorma-araştırma-deneme-paylaşma ve değerlendirme süreçlerini yaşamak öğrenmeyi daha anlamlı ve kalıcı hale getirebilmektedir.

Bununla birlikte, bilimdeki kadın-erkek kıyaslamalarına bakıldığında, erkek ağırlıklı bir bilim dünyası göze çarpmaktadır. Bazı toplumlarda, kız çocukları daha çok fen bilimleri ve matematik alanları dışına yönlendirilebilmektedir. Bilimsel süreçleri anlamak ve bilime katkıda bulunmak noktasında bu farkın bilince olmak ve kız çocuklarını da olumlu ve teşvik edici bir tutum ile bilim ve matematik alanlarında desteklemek oldukça önemlidir.

Elbette tüm bunlarla birlikte, bilime dair olumlu bir tutum geliştirmek ve bunu çocuklara-öğrencilere yansıtmak yapılan aktiviteyi daha ilgi çekici hale getirebilmektedir.

  1. Sınıfta güvenliği sağlama Serbest bilimsel deneyimlerin mümkün olması için, yetişkinin gerekli önlemleri alması gerekmektedir. Öğrenciler maddelerin ne şekilde kullanılması gerektiği ve ne tür tepkimelere girebileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Güvenlik ve hijyenleri için materyaller öğrenci sayısı kadar bulundurulmalıdır.

  2. Disiplinler arası yaklaşım: sanat-matematik-sosyal bilimler ve mühendislik Sosyal bilimlerden pozitif bilimlere geniş bir yelpazede bugün, disiplinler arası bir çalışma şekli ön plandadır. Bir olgu, obje ya da kavramı aynı anda birçok perspektiften çalışmayı mümkün kılan bu yaklaşımda, sanat-matematik-sosyal bilimler ve mühendislik alanları aynı anda bir bilimsel kavramı ele alıp inceleyebilmektedir. Bu, akla Howard Gardner’in öne sürdüğü çoklu zeka teorisini getirebilmektedir: keşfedilmek istenen bilimsel olgu ya da kavram, farklı ihtiyaç ve yetenekleri olan öğrencilere hitap etmek için birçok farklı araç kullanılarak işlenebilir (Gardner, 2010):

• Hikayeler oluşturma “Bir zamanlar, S. adında çok güçlü bir kadın vardı ve şehir genelindeki elektrik kesintisini telafi etmek için gerekli 20 000 kilo watt enerjiyi sağlamak için gereken 15 000 kilo watt’a sahipti…” • Rol canlandırma, • Ritim ve müzik kullanma, • 3 boyutlu tasarımlar ve deneyler gerçekleştirme, Özellikle atık materyalleri kullanarak gerçekleştirilen bu çalışmalarda, çocukların kendi tasarımlarını planlamaları ve deneme-yanılma yolu ile tasarımlarını yaratmaları ve sunmaları beklenir. Yanı sıra, yetişkinin de destek verdiği deney çalışmaları gerçekleştirilebilir. Evde de yapılabilecek çalışmalar için şu bağlantıları ziyaret edebilirsiniz:

https://thedadlab.com/ http://www.jumpstart.com/parents/activities/science-activities https://www.youtube.com/user/hooplakidzlab

• Bilgisayar temelli simülasyonlar gerçekleştirmek, Simülasyonlar, sınıf ortamında ya da evde gözlemleme ya da deneyimleme fırsatımız olmayan olgu ve kavramları gözlemleme ve kontrol etme fırsatı sunması bakımından hem kalıcı hem de keyifli öğrenme imkanları sağlayabilmektedir. İncelemek istediğiniz konuya dair simülasyonlar araştırabilirsiniz. Aşağıdaki örnekleri inceleyebilirsiniz. Bulunduğunuz yerden gökyüzüne daha yakın bakmak ve astronomiye giriş yapmak isterseniz Google Sky gibi bir uygulama ile keyifli ve zengin bir tur gerçekleştirebilirsiniz (https://www.google.com/sky/) Molecular Workbench (http://mw.concord.org/modeler/index.html) sayfası size molekülleri farklı kombinasyonlarda bir araya getirerek objeler yaratma fırsatı sunabilir.

Yer kürenin tabakalarını ve hareketlerini, su ve kara kütlesini daha yakından incelemek isterseniz https://phet.colorado.edu/en/simulation/plate-tectonics sayfasındaki simülasyon ile tabakaların sıcaklığı, yoğunluğu ve içeriği ile oynayabilir; kara parçalarını yerinden oynatıp su kütleleri oluşturabilirsiniz.

• Bilimsel olgu ya da kavramı inceleyen filmler izlemek ve tartışmak, • Akran iş birliğine dayalı atölyeler düzenlemek • Oyun oynama,

o Bom: bir kutuya tanıtılmak istenen kavram ve olguların yazılı olduğu kağıtlar konulur. Yanı sıra, üzerinde “bom” yazan bir kâğıt konulur. Çocuklar bu kağıtları sırayla çeker ve yazılı olan kavram ya da olguyu açıklar ve tartışır. Ta ki çocuklardan birine “bom” yazılı kâğıt çıkana kadar. Oyun burada sonlandırılıp yeniden başlatılabilir. o Çiçeğin anatomisi: bir çiçeği birlikte parçalarına ayırarak tepecik, başçık, sapçık, taç yaprak, yumurtalık, tohum taslağı, çiçek tablası, çanak yaprak ve çiçek sapı gibi kısımlarını birlikte keşfedin. o Egzersiz zamanı: yürümek, zıplamak, koşmak gibi aktivitelerin kalbin atışını nasıl etkilediğini gözlemleyin. Kalbin tüm vücuda kan pompalamak gibi hayati olan işlevini keşfetmek için güzel bir zaman olabilir. o Canlıları sınıflandıralım: güzel bir yürüyüşe çıktıysanız, bitkileri ve hayvanları gözlemleyip yaşadıkları yerlere göre (Kurak? Sulak? Yeşil? Ağaç? Yer altı?), besin kaynaklarına (Et? Ot?) vb. dair gözlemlerde bulunabilirsiniz. o Kendi fosilinizi yaratın: kil ya da hamuru yayarak daire-kare vb. bir şekil haline getirin. Üzerine doğadan bulduğunuz bir yaprak, taş ya da kabuk gibi bir materyali bastırıp kaldırın. Bu materyalin bıraktığı boşluğa şimdi biraz tutkal dökün ve bir gece bekletin. Fosiliniz hazır.

  1. Öğrenciyi sürecin içerisine dahil etmek

Her çocuktan aynı materyali benzer yollardan kavranması beklenemez. Birçok noktada olduğu gibi, tanıtılan kavram ve materyali görsel, işitsel ve bedensel öğeleri kullanarak vermek daha fazla öğrenciye ulaşmamızı kolaylaştıracaktır. Kimi bireylerin bir bilimsel olguyu kavraması için görmesi ve gözlemlemesi gerekmektedir. Bu öğrenciler için olabildiğince görsel materyal (gerçek hayattan fotoğraflar, videolar, bilimsel kavramın işlendiği filmler, çizimler, simülasyonlar gibi) sağlamak süreci onlar için daha çekici hale getirebilmektedir. Kimi öğrenciler ise daha çok dinleyerek kavramaya eğilimlidir. Bu öğrenciler için video ve filmlerin yanı sıra beyin fırtınası gerçekleştirecekleri ve konuyu derinlemesine inceleyecekleri grup tartışma ortamları yaratmak çok faydalı olabilmektedir (Yağmur nasıl oluşur? Bütün ağaçlar yaprak döker mi? Bakteri ve virüsün benzer ve farklı yönleri nelerdir? Kilo olarak farklı 2 kişiyi tahterevallinin iki ucuna oturtmak istesek, nasıl bir oturma düzeninde dengeyi sağlarız? gibi). Kimi öğrenciler içinse bir kavram ya da nesneyi en rahat kavramanın yolu, dokunmanın kullanılmasıyla olmaktadır: elleri kullanmak, bedeni kullanarak yer değiştirmek, canlandırmalar yapmak, süreci beden ile deneyimlemek gibi ( Örneğin, basit bir makine olan tahterevalliye gidebilir, yetişkin ile çocuğun nasıl dengede kalarak oturabileceğini birebir deneyimleyebilirsiniz). Bu öğrenme şekillerinin birbirinden ayrı var olduğunu düşünmek bazen yanıltıcı olabilmektedir. Bu nedenle, yaratıcılık merkezli ve farklı öğrenme şekillerini bir araya getiren öğretim yöntem ve teknikleri daha çok öğrencinin ilgisini çekmeyi kolaylaştırabilmektedir (hikayeler oluşturup ses kaydı almak, gruplar oluşturup akranların birbirlerine soru yöneltmelerini sağlamak, büyük ya da ikili gruplara problem durumlar sunarak bilimsel araştırma yollarını kullanarak çözüm üretmelerini istemek ya da bireysel olarak deney ve gözlem yapmaları için de gerekli zaman ve alanı yaratmak gibi).

  1. İşbirliğine dayalı öğrenme grupları oluşturma

Aristotle’a kadar uzanan akran eğitimi, akranların birbirlerinin öğrenmelerine destek olmaları ve birbirlerine karşı öğretmen rolü üstlenmelerini ifade etmektedir. Küçük gruplara bölünen öğrenciler arasından her bir öğrenci, kendi grubuna belirli bir konuyu tanıtmakla görevlidir (Goodlad ve Hirst, 1989). Bu işbirliğine dayalı öğrenme gruplarının faydaları şöyle sıralanabilir (Robinson, Schofield ve Steers-Wentzel, 2005):

• Öğrenciler küçük gruplarda büyük gruplara nazaran daha çok ilgi ve dikkat görmekte, • Akranlarla birebir etkileşim öğrenmeyi pasif konumdan aktif bir konuma taşımakta, • Öğrencilerin kendi aralarında anlamadıkları yerler ya da soru sorma noktalarında daha rahat ve açık olmalarını sağlamakta, • Öğrencilerin birbirlerini anlamaları daha kolay olabilmekte, • Birçok yetişkinin sorumluluk almasından daha az maliyetli olabilmektedir.

  1. Değerlendirme

Yapılan aktivite her ne olursa olsun, sonunda oturup sürecin başından sonuna nasıl geçtiğini konuşmak, nelerin zorladığını, nelerin anlaşılıp anlaşılmadığını konuşmak, keyif veren ya da can sıkan şeyleri paylaşmak ya da nasıl geliştirilebileceğini tartışmak… öğrenmeyi daha anlamlı ve kalıcı hale getirebilmektedir.

  1. Sonuç olarak

Yetişkinler olarak bitkilere, hayvanlara, kendi bedenimize, yer küreye, coğrafyaya, evrene ve fiziki-kimyevi ve biyolojik kavram ve olgulara gösterdiğimiz ilgi ve sahip olduğumuz olumlu bir tutum ve merak duygusu, çocuklara da yansıyacaktır. Yetişkinler gibi çocuklar da anlamak ve kavramak için gözlem yapabilecekleri, deneme yanılma yolu ile deneyler gerçekleştirebilecekleri alan ve zamana ihtiyaç duyarlar. Gündelik hayatımız ve doğa, fen bilimlerini gözlemlemek ve anlamak, deneyler yamak için basitten karmaşığa birçok fırsatla doludur. Bunlar, çocuklara da anlam ifade eden, onları bunaltmadan ve ilgilerini çekerek keyifli tartışma ve öğrenme imkanları oluşturabilmektedir. Özellikle tanıtmak veya tartışmak istediğiniz bilimsel bir olgu ya da kavram için görsel, işitsel ve hareketli öğeleri bir araya getirerek öğrenme sürecini daha ilgi çekici hale getirebilirsiniz. Sorduğunuz açık uçlu sorularla, soracağınız kapalı uçlu bir soruya alacağınız tek bir yanıttan çok daha fazlasını beyin fırtınası yaparak ortaya çıkarabilirsiniz. Doğal bir merak duygusu, öğrenme sürecini keyifli hale getirmekle birlikte yeni keşif ve üretimlere giden yolu da açmaktadır. Bu bağlamda, gündelik hayatta karşılaşılan problemler ve gözlemlenen olguları didiklemek oldukça verimli olabilmektedir. Edumi olarak keyifli gözlemle ve deneyler dileriz…

Kaynakça:

  1. Gardner, H. (2010). Multiple intelligences. http://www.howardgardner.com/MI/mi.html
  2. Goodlad, S. ve Hirst, B. (1989). Peer Tutoring. A Guide to Learning by Teaching. England: Kogan Page Ltd.
  3. Fotoğraf 1*. https://www.assignmentpoint.com/business/management/japanese-management-style.html.
  4. Fotoğraf 2*. https://www.xplortoday.com/links-to-parents-blog/linking-learning-nature/.
  5. Fotoğraf 3*. Çoklu Zeka-Howard Gardner. https://liderleranaokullari.com/atolye-calisma-programlari/.
  6. Robinson, D.R., Schofield, J.W. ve Steers-Wentzell, K.L. (2005). Peer and cross-Age tutoring in math: outcomes and their design implications. Educational Psychology Review, 17 (4), 327–362.